SINIR ÖTESİNE GEÇMENİN ANAHTARI E-İHRACAT

 

İhracat, bir markanın kendi ülkesinde markalaşması ve hedeflerini büyüterek yurt dışı pazarlara açılması olup, ülke ekonomisine katma değer yaratan önemli bir operasyondur. 

 

Günümüzde, dijital teknolojilerin ilerlemesi, iş yapış şeklinin değişmesiyle birlikte, E-Ticaret’in  sınır ötesine taşınması olarak tarif ettiğimiz E-İhracat, son 10 yılda ivme kazanırken, 2020 yılında çıtayı oldukça yükselterek büyümeye devam ediyor. 

 

E-İhracat, zaman ve maliyet avantajı, belirli bir kilograma kadar vergi ödemesi olmadan ürünün elektronik ticaret gümrük beyanı ile karşı tarafa ulaştırılabilmesi gibi avantajlarıyla da öne çıkıyor.

 

Hedef 3.53 Trilyon Dolar

Eskiden, tüketiciler yurt dışından alışveriş yapmaktan kaçınırdı. Artık, bu kaçınmanın yerini talebe bıraktığını görüyor ve sınır ötesi E-Ticaret’in 2022 yılına kadar 3.53 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyoruz.

 

Dünya üzerinde, sınır ötesi en çok sevenler Avrupa vatandaşlarından oluşuyor. Statista 2018 verilerine göre, en çok sınır ötesi alışveriş yapmayı tercih eden ülkeler sırasıyla; İrlanda, Avusturya, Belçika, Rusya, Norveç, İspanya, Macaristan, İsveç, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, İngiltere, Polonya ve Almanya olduğu görülüyor. 

Sınır ötesi E-Ticaret yapma sebepleri; uygun fiyatlar, kendi ülkelerinde bulamadıkları ürünler ve benzeri olmayan ürün ya da hizmet alımı olarak sıralanıyor.

 

Sınır ötesi E-Ticaret’te dijital oyun, mobil uygulamalar, dizi ve film endüstrisi hizmet sektöründe öne çıkarken, giyim, ayakkabı, elektronik, sağlık ve güzellik ürünleri perakende de öne çıkan sektörler olarak yer alıyor. 

 

Türkiye’de E-Ticaret Öne Çıktı 

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2020 yılının ilk 6 ayında Türkiye   E-Ticaret hacmi %64 artarak 91 milyar 700 milyon liraya yükseldi. Bu rakamın %91’i yurt içi harcamalardan, %5’i yurt dışı alımlardan, %4’ü ise Türkiye’nin yurt dışından alımlarından oluşuyor. 

 

Verilere baktığımızda, Türkiye’de yurt içinde alışveriş tercihinin E-Ticaret yönünde ciddi oranda yükseldiğini görürken, sınır ötesi rakamın yeterli olmadığını görüyoruz. Bu oranın artırılması ve KOBİ’lerin E-İhracat’a yönlenmesi için yoğun bir çalışma yapılması ve  teşvik edilmesi önemlidir. 

 

2019 verilerine göre, Türkiye’nin E-İhracat yaptığı ülkeler sırasıyla, A.B.D., Almanya, Suudi Arabistan, Fransa, Birleşik Krallık, İtalya, Hollanda, Ürdün, B.A.E ve İspanya. Ülkemiz markalarının E-İhracat yaptığı ürünler sırasıyla, giyim ve aksesuar, mücevher, ayakkabı, halı, bitkisel ürünler ve yedek parça oldu. 

 

E-İhracat’a Başlarken

E-İhracat’ta başarılı olabilmek için, E-İhracat stratejisine, analize, sınır ötesi lojistik operasyonlarının geliştirilmesine, satış sonrası iade, gümrük vergisi ve KDV ile banka komisyon oranlarında düzenlenmelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.  

E-İhracat’a başlarken, internet sitesinin E-İhracat’a uyumlu hale getirilmesi, hedef ülkenin ana diline uygun ve farklı bağlantı linkleri kullanılması önemlidir. Düzenleme, hedef ülke ana dilinde, o ülkenin para biriminde ödeme, ödeme sistemleri ve lojistik alternatifleri gözetilerek yapılmalıdır. Ürün/hizmet içeriklerinin arama motoru optimizasyonuna uygun olarak hazırlanması, strateji eşliğinde hazırlanacak dijital pazarlama bütçesiyle hedef pazarda, hedef kitleye ulaşmak satış olasılığını artıracaktır.

 

E-İhracat’a yeni girenler ve kendi internet siteleri üzerinden satış yapmak için yeterli bütçeye sahip olmayanlar, pazar yerlerinin sunduğu olanaklardan yararlanabilirler.

 

Nagihan Ünüvar

-Kasım 2020-

* Tüm yayınlarımızın hakları saklı olup, yayınlarımızın kullanılması için Markam Sen ve Nagihan Ünüvar'ın kaynak olarak gösterilmesi gerekmektedir.